Karakter Boyutu A A A
'12 Mart'ta cuntacıları deşifre edenler tasfiye edildi'
11 Mart 2010 Perşembe 11:16

Ordu içindeki cuntacıların 9 Mart'ta yapmayı planladıkları darbeyi deşifre eden eski MİT mensubu Prof. Dr. Mahir Kaynak, girişimin ortaya çıkmasının ardından cuntacıların değil, darbeyi ortaya çıkaran
 

Tarihe 12 Mart Muhtırası olarak geçen olay öncesi Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) içindeki cunta yapılanmasını tespit ederek 9 Mart'ta gerçekleştirilmesi planlanan darbe planını deşifre eden Mahir Kaynak, o dönemde yaşananlara ilişkin Cihan'ın sorularını cevapladı. 

Darbe girişiminin şimdiye kadar hep darbe yapmak isteyenler ve engelleyenler açısından değerlendirildiğini belirten Prof. Dr. Mahir Kaynak, "ABD Vietnam savaşında ciddi bir yenilgiye uğramıştı. Avrupa bunu da fırsat bilerek kendisini bir güç odağı haline getirmek, Amerika karşısında bağımsız bir güç haline gelmek amacı taşıyordu. Bu amaçla da Türkiye'nin kendi kontrolüne girmesini istedi. Ben 9 Mart'çıları Avrupa ile ittifak yapan bir siyasal güç olarak o zaman değerlendirdim. Aslında İnönü de böyle bir politikadan yanaydı. Yani İnönü'nün dünya görüşü Amerika ile yakınlaşmak değil, Avrupa ile bütünleşmek istemekteydi. Onun için de 9 Mart cuntasını destekledi. Ancak biz bunu deşifre ettik ve başından sonuna kadar takip ettim. Milli İstihbarat Teşkilatı çok başarılı bir operasyonla ilk günden itibaren izledi. Tabi engellendi de darbe." şeklinde konuştu.

Ordu içinde darbe yanlıları ve darbe karşıtlarının güçlerinin denk geldiğini anlatan Kaynak, bu nedenle iki grubun bir uzlaşmaya gitmek zorunda kaldığını aktardı. Kaynak, "12 Mart muhtırası aslında 9 Mart darbecileriyle onu engelleyenlerin bir arada kurdukları hükümettir. Nitekim 9 Mart'çılar 12 Martı büyük bir heyecanla karşıladılar. Fakat daha sonra haklarında soruşturma açıldı ama hiçbir sonuç elde edilmedi ve darbe yokmuş gibi oldu. Üstelik 9 Mart'ta karışanlar hayatlarında hiçbir şeyden kayıpları olmadı. Sadece o sıralarda olayların içerisine katılmış olan bir takım gençler feda edildiler. Onun dışında üst düzeyde herhangi bir kayıpları olmadı." diye konuştu.

"İKİ GRUP ANLAŞINCA CUNTACILARIN ELİNDE ESİR DÜŞTÜM" 
Darbeciler ve karşıtlarının uzlaşmaya varmasının ardından cuntayı takip ederek darbe teşebbüsünü deşifre edenlerin tasfiye edildiğini söyleyen Kaynak, dönemin MİT Müsteşarı Fuat Doğu'nun ani bir kararla Lizbon Büyükelçiliği'ne getirildiğini, ekibinin de kızağa çekildiğini anlattı. Kaynak o dönemde yaşadıklarını şu cümlelerle anlattı: "Bu bir tasfiyeydi. O'na yakın kimseleri Milli İstihbarat Teşkilatı içinde kızağa çektiler. Benim durumum epey bir tartışma nedeni oldu. Ben, 1971 yılı Haziran ayında deşifre edilmiş olamam rağmen ve başlangıçta benim deşifre edildikten sonra teşkilata alınmam kararlaştırılmış olduğu halde Aralık'a kadar beklemek durumunda kaldım. Üniversitedeki görevime devam edemedim, Teşkilat da kabul etmedi. Sonunda Aralık'tan sonra teşkilata alındım. Fakat şu vardı, teşkilatta da ortak hükümette MİT'in yönetimi, darbe tarafını tutanların yönetimindeydi. Yani ben darbeyi engelleyen bir kişi olarak onların eline adeta esir düştüm."

"DARBE ENGELLENMESEYDİ TÜRKİYE'YE BAAS REJİMİ GELECEKTİ"
9 Mart darbe girişiminin engellenmemesi halinde Türkiye'nin rejiminin değişeceğini savunan Kaynak, "'O darbe engellenmeseydi Türkiye'de neler olurdu?' hatta 'bölgede ne olurdu?' sorusunun cevabı çok ilgi çekici olmalıdır. Çünkü 9 Mart'çılar eğer başarılı olsaydı bir defa Türkiye'deki rejim değişecekti. Baas tipi bir rejim gelecekti. Türkiye Anti-Amerikan bir çizgiye oturacaktı. Bu iyi midir? Kötü müdür? bilmiyorum ama bu Türkiye'nin geleceğine yön verecekti. Biz bunu engelledik ve buna ağır bedeller ödettiler. Biz Türkiye'nin kanunlarına riayet ettik. Hiçbir aksaklığımız yoktu. Yaptığımız işlerde bütün kurallarına riayet ettik." diye konuştu.

"DEŞİFRE OLSAYDIM SONUM ÖLÜM OLACAKTI" 

Darbeyi engellediği için çok sıkıntı çektiğini ancak hiçbir zaman pişman olmadığını aktaran Kaynak, cuntacıların içinde bilgi toplarken her zaman deşifre olma tehlikesi ve korkusuyla karşı karşıya olduğunu söyledi. Kaynak, "Bu endişeyi her zaman hissetim ve şüphesiz böyle bir yerde kimliğimin ortaya çıkması bir yerde hayatımla öderdim. Bunu da kesinlikle biliyordum. En büyük endişem çoluğumun çocuğumun akıbetiydi. Böyle bir endişe duyuyordum. Bir ara cuntacılar galip gelme ihtimali son derece yükseldi. Artık buna karşı çıkamayacak gibi bir konumu hissettik. O zaman şunu söyledim. 'Mücadele devam etmelidir. Bütün evrakları yakın. Ben yeni kurulan yönetimin içinde olayım ve işbirliğine devam edeyim.' Bu çok zordu. Şu anda düşünüyorum da hayal kurmuşum. Çünkü çok az sayıda insan biliyordu ama bilenlerden bir iki kişi karşı tarafa geçip beni deşifre edebilirdi.

(CİHAN)

 
PaylaÅŸ

1053 defa okundu...
Çok okunanlar Çok yorumlananlar
Hatay'da akıl almaz işler dönüyor
Geçtiğimiz günlerde İskenderun'daki Deniz İkmal Komutanlığı'na saldırı düzenlendi. Sonrasında kışla içindeki ankesörlü telefondan İskenderun Emniyeti aranarak, "Sıra size de gelecek" denildi.
ERDOĞAN, CHP LİDERİ'NE ÇAĞRIDA BULUNDU!
Başbakan Erdoğan Anayasa'da TSK'ya darbe yapma olanağı tanıyan 35. maddeyi kaldırmak için siyasilere komisyon kurma teklifi yaparak gerekirse 'TBMM'yi olağanüstü toplama kararı alırız' dedi.
GECE YARISINDAKİ ZİRVEYE 'BALYOZ' İNDİ!
Yüksek Askeri Şurası öncesi, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, bir bölümü emekli 102 subay hakkında yakalama kararı çıkartması TSK'da rahatsızlığa neden olunca Erdoğan'la Başbuğ gece yarısı görüşt
UZMAN BİR EKİP ATANDI
Tarım Bakanlığı'nın yaptığı denetimlerde gıdada halk sağlığana karşı korkunç oyunlar oynanıyor. İşte bilinen süpermarketlerde satılan ve halkın sağlığını hiçe sayan ürünlerle ilgili inanılmaz raporlar
ERGENEKON'A DARBE VURDUKÇA PKK AZIYOR!
Ümraniye'de bir gecekonduda bulunan bombaların ardından Ergenekon'a vurulan her darbe, Türkiye'yi tüyler ürperten gerçekle yüz yüze getirdi. Yargının attığı her adıma PKK eylemle karşılık verdi.
Yargının, Meclisin üzerindeki vesayetini kaldırmak istiyoruz
Recep Akdağ, Anayasa değişikliği paketi ile halkın refah ve mutluluğunu artırmak istediklerini ifade ederek, ''Yargının, Meclisin yani yasamanın üzerindeki vesayetini kaldırmak istiyoruz'' dedi.
Tarihin en büyük gizli belge sızdırma olayı
Amerika Birleşik Devletleri tarihindeki en büyük gizli belge sızdırma olayı..
» Hatay'da akıl almaz işler dönüyor
» ERDOĞAN, CHP LİDERİ'NE ÇAĞRIDA BULUNDU!
» GECE YARISINDAKİ ZİRVEYE 'BALYOZ' İNDİ!
» UZMAN BİR EKİP ATANDI
» ERGENEKON'A DARBE VURDUKÇA PKK AZIYOR!
» Yargının, Meclisin üzerindeki vesayetini kaldırmak istiyoruz
» Tarihin en büyük gizli belge sızdırma olayı
Son 7 gün içinde yorumlanmış haber bulunamadı.
» Tüm yazarları göster
ANKET Diğer Anketler
REFARANDUM'DA OYUNUZ HANGİSİ
KULANAMAYACAĞIM
HAYIR
EVET
haber,son dakika,kartal haber,siyaset
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları sakldır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
HABER,GÜNDEM,SON DAKİKA,SİYASET,İSTANBUL,KARTAL
Telefon: 02165179056
Eposta: farkhaber@hotmail.com