Karakter Boyutu A A A
ABD ile İsrail arasında ‘danışıklı dövüş!'
16 Mart 2010 Salı 10:49

İslam dünyasının yükselen tepkilerinden çekinen, ama katil İsrail'i de yalnız bırakmaya niyetli olmayan ABD, İsrail'le anlaşmalı dövüş oynamaya başladı. ABD yönetimi, İsrail'e göstermelik sert eleştir
 

Siyonist işgal devleti İsrail hükümetinin, dünyadan yükselen bütün tepkilere rağmen İslam toprağı Doğu Kudüs'te 1600 yeni konut yapma kararı alması bölgede tansiyonu yükseltti.

Giderek yükselen tepkilerin sadece katil İsrail'e değil, onun en büyük hamisi ve destekçisi olan kendisine de ciddi zararlar verdiğinin farkına varan ABD yönetimi, bir taraftan İslam dünyasının gazını almak, diğer taraftan da Ortadoğu'da yeni kumpaslar kurmak için zaman kazanmak amacıyla, siyonist İsrail'le kayıkçı kavgasına başladı. Asıl amacı, dünya ve bölge ülkelerine “ Ne yapalım, İsrail'le biz de baş edemiyoruz, istediğini yapmasına engel olamıyoruz” mesajı vererek kendi elleriyle bölgeye ektiği bu zehirli tohumu sulamaya devam eden ve İsrail'in caniliklerine susarak zımnen desteklemek olan ABD şeytanı, işgalci İsrail'in Doğu Kudüs'ü yeni yerleşim yerleriyle isgal etme planına tepkisini sürdürerek “sessiz kalmıyoruz” mesajını da veriyor.. Gazete ve ajanslarda, “Nehanyahu'yu telefonda 43 dakika fırçalayan ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'dan sonra Başkan Barack Obama'nın Başdanışmanı David Axelrod da Tel Aviv'i uyardı. CNN'e konuşan başdanışman, ‘İsrail'in bu konudaki açıklamasını hakaret olarak algıladık' dedi ve bu açıklamanın, Ortadoğu barış sürecini tehlikeye atacağı uyarısında bulundu. Danışman, “Tam da dolaylı müzakereler başlamıştı. Filistinlilerle İsrailliler arasında mekik dokuyorduk. Bu ortamda İsrail'den böyle bir açıklama gelmesi, çok yıkıcı oldu' dedi” şeklindeki açıklamaların kesinlikle gerçeği yansıtmadığına değinen siyasi uzmanlar, ABD'nin istediği zaman İsrail'i durdurabilecek güç ve kartlara sahip olduğunu, ama bunu yapmak istemediğini, bu niyetinin anlaşılmaması için de “bazı konularda İsrail'le muhalifmiş gibi bir görünüm vermek istediği”ni ve bununla yetinmekten öteye gitmeyeceğini hatırlatıyorlar.

***

ABD, İsrail'den 4 adım bekliyor
İsrail gazetesi Haaretz, Amerika'nın ikili ilişkilerde güvenin tazelenmesi ve Filistinlilerle görüşmelerin yeniden başlatılması için Benjamin Netanyahu'dan en az 4 adım atmasını beklediğini yazdı. Clinton'ın gündeminde yer aldığı söylenen bu adımlardan ilki, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın İsrail'i ziyareti sırasına denk gelen inşaat onayı ile ilgili açıklamanın zamanlamasının soruşturulması. Buna göre, Amerikan tarafı, gerçekten ortada bir bürokratik hata mı, yoksa kararın siyasi gerekçelerle mi alındığı konusunda İsrail'den resmi bir cevap bekliyor. Kararın gerisindeki isim İçişleri Bakanı Eliyahu Yişai, bunun tamamen teknik bir işlem olduğunu ve herhangi farklı bir anlam içermediğini belirterek, zamanlamadan dolayı özür dilemişti. ABD, Ramat Şlomo'daki inşaatlarla ilgili kararın iptalini de talep ediyor. ABD'nin bir diğer talebi de İsrail'in Filistinlilerle görüşmelerin başlatılması için önemli jestler yapması. Bunlar arasında yüzlerce Filistinli tutuklunun serbest bırakılması, İsrail askerlerinin Batı Yaka'daki bir kısım yerlerden daha çekilerek buraların Filistin Yönetimi kontrolüne bırakılması, Batı Yaka'da daha fazla yol engelenin kaldırılması ile Gazze Şeridi'ndeki ablukanın azaltılması bulunuyor. Amerikan tarafı, İsrail'den Filistinlilerle uzlaşmazlığın kilit konuları olarak görülen sınırlar, mülteciler, Kudüs, güvenlik düzenlemeleri, su ve yerleşimlerle ilgili alanlarda, dolaylı şekilde bile olsa görüşmelerle ilgili resmi bir açıklama yapmasını istiyor. Başbakan Benjamin Netanyahu'nun danışmanlarının ortalığı sakinleştirmek için Beyaz Saray'ın üst düzey yetkilileri, Ortadoğu Temsilcisi George Mitchell ve yardımcılarıyla sürekli temas halinde bulundukları bildirildi. Mitchell'in yarın tekrar İsrail'e gelmesi ve bu adımlarla ilgili olarak Netanyahu'yu dinlemesi bekleniyor. Netanyahu'nun önceki günkü kabine toplantısında, söylenenlerin aksine ABD ile herhangi bir kriz olmadığı mesajını vermesi dikkati çekmişti.

***

AIPAC, Obama yönetiminin İsrail'le ilişkilerinden rahatsız
Amerika-İsrail Halkla İlişkiler Komitesi (AIPAC), ABD Başkanı Barack Obama yönetiminin son dönemde ABD ile İsrail arasındaki ilişkilerle ilgili açıklamalarının “ciddi bir endişe kaynağı” olduğunu açıkladı. İsrail yanlısı etkin bir grup olan AIPAC açıklamasında, “Amerikan hükümetinin ABD ile İsrail arasındaki ilişkilerle ilgili açıklamaları ciddi bir endişe kaynağıdır. AIPAC, Obama yönetimini, İsrail ile arasındaki gerilimi azaltmak için önlem almaya çağırmaktadır” denildi. İsrail'in, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın ziyaretini sürdürdüğü sırada Doğu Kudüs'teki yeni yerleşim birimi inşaatı projesini açıklaması geleneksel müttefik olan iki ülke arasında diplomatik krize neden olmuştu. Obama ekibinden Biden'ın yanı sıra Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Obama'nın baş danışmanı David Axelrod, hem inşaat projesi hem de bunu açıklamanın zamanlamasını sert dille eleştirmişti.

***

Washington ile aramızda ciddi kriz yaşanıyor
İsrail'in Washington Büyükelçisi Michael Oren, ülkesi ile ABD arasındaki ilişkilerin “son 35 yıl içinde en ciddi krizle karşı karşıya olduğunu” söyledi. ABD ile ilişkilerin son yıllarda hiç olmadığı kadar kötüleşmesine neden olan kriz, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın ziyareti sırasında Doğu Kudüs'te, Ramat Şlomo'da verilen 1600 konutluk inşaat izniyle patlak vermişti. ABD tarafı İsrail'den söz konusu kararı iptal etmesini istiyor. İsrail basınına göre, ABD'nin Washington Büyükelçisi Oren, ikili ilişkilerle ilgili değerlendirmesini, bu ülkedeki İsrailli konsoloslarla Cumartesi gecesi düzenlediği bir toplantıda yaptı. Krizin, 1975 yılında dönemin Başbakanı İzak Rabin ile ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger arasında Sina Yarımadası'ndan kısmen çekilmeye yönelik ABD talepleri sırasında patlak veren uzlaşmazlıktan bu yana en ciddi kriz olduğunu söyleyen Oren'in “Bu kriz çok ciddi, ilişkilerde çok zor bir dönemle karşı karşıyayız” dedi.

***

İşgalci Siyonist'ten protestolara karşı yasa dışı önlem!
İsrail ordusu, Batı Yaka'da, duvara karşı düzenli protesto gösterileriyle bilinen iki Filistin köyü Bileyn ve Naalin'i, sadece cuma günleri için ve 6 ay süreyle askeri yasak bölge ilan etti. Yasak uygulaması, İsrailli ve uluslararası eylemciler için geçerli olacak. Böylece, her iki köyde cuma günü düzenlenen duvara karşı protesto gösterilerinin önünün alınması ve köylülerle birlikte gösterilere katılan diğer eylemcilerin köye girişlerinin engellenmesi hedefleniyor. Bileyn Direniş Komitesinin verdiği bilgiye göre, bazıları kar maskeli İsrail askerleri dün saat 02.00 civarında iki jiple köye girerek, köy meydanındaki dükkanlara, evlerin kapısına, ağaçlara, bölgenin cuma günleri askeri bölge olarak ilan edildiğine ilişkin duyuruları yapıştırdı. İbranice duyurularda, özellikle İsrailli ve uluslararası eylemciler muhatap alınarak, köye cuma günleri 08.00-20.00 saatleri arasında girmenin kesinlikle yasak olduğu belirtiliyor. İsrailli ve uluslararası eylemcilerin bu saatler arasında köyden uzak durmaları istenirken, aksine davranışta bulunanların tutuklanacakları ve sınır dışı edilecekleri uyarısında bulunuluyor. Bileyn'i, sadece cuma günleri için askeri yasak bölge ilan eden duyuruya göre bu yasak 17 Ağustos'a kadar devam edecek. Köy sakinlerini temsil eden avukat Gabi Laski, "Bu, muhalefeti susturmak ve (işgal altındaki) bölgelerde güvenliği zaten şüpheli ifade özgürlüğüne bir kez daha müdahale etmek için yetkilerini kötüye kullanan ordunun aldığı yeni bir yasa dışı önlemdir. Kapalı askeri bölgeler için geçerli emirler, askeri değil sivil alanın kapsamında bulunduğu açık olan gösterilere uygulanamaz" dedi.

***
Siyonistler Mescidi Aksa'nın İslami kimliğini yok ediyor
Katar'ın El-Cezire kanalı, korsan İsrail'in Mescid-i Aksa'nın İslami kimliğini yok etmeye çalıştığını duyurduğu haberinde, bu rejimin Mescidi Aksa yakınlarında El-Harab adı ile bilinen bir tapınağı ihya etme niyetinde olduğunu belirtti. El-Cezire'nin haberinde bu mabedin açılışının öneminin, Yahudilerin bu açılışı daha sonra Mescidi Aksa yıkıntıları üzerinde Cebel-ul Heykel adındaki mabetlerinin açılışı için bir ön hazırlık olduğuna inanmalarında yattığı kaydedildi. Bu mabedin yeniden restore edilerek açılışını tehlikeli bir gelişme olarak niteleyen El-Cezire kanalı, El-Harab tapınağının açılışının Mescidi Aksa'nın varlığını bütünü ile hedef alma ve kutsal Kudüs'ü Yahudileştirme sürecinin bir parçası olduğunu vurguladı. El-Harab mabedi 1948 yılında Arap-İsrail savaşları sırasında Ürdün askerlerince yıkılmıştı.

***
İsrailli doktorlar, Filistinlilere işkenceyi örtbas ediyor!
Siyonist Haaretz gazetesi bir haberinde, İsrail iç güvenlik unsurları tarafından yoğun işkence görüp daha sonra hastaneye kaldırılan Filistinli bir mahkumun işkence durumunun hastane doktorlarınca saklandığını ifşa etti. Haaretz'in bu haberine göre, “Lenyado” hastanesi ve Kişon hapishanesi doktorları, Filistinli bir esirin “Şabak” güçleri tarafından yoğun işkence gördüğünü öğrendikten sonra, Uluslararası Tıp Bildirgesi'ne aykırı olarak bu durumu yetkililere bildirmekten kaçındılar. Yine aynı gazetenin haberine göre, 2008 yılında İsrailli 2 bekçinin öldürülmesi olayında dolaylı olarak rolü olmakla suçlanan Tulkerem sakinlerinden Cihad Riyad Abdülkerim Mağribi İsrail hapishanelerinde şiddetli işkencelere maruz kaldı.


1162 defa okundu...
Çok okunanlar Çok yorumlananlar
Son 7 gün içinde eklenmiş haber bulunamadı.
Son 7 gün içinde yorumlanmış haber bulunamadı.
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları sakldır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz
Fark Haber
Telefon: 02165179056
Eposta: farkhaber@hotmail.com