1982 Anayasasının, darbe yasası olduğu tartışılmaz gerçekliğini korurken, “darbecileri yargılayacağız, darbeleri engelleyeceğiz“ söylemleri de aynı paralelde samimi bir yaklaşım olarak görülmüyor.
Referandum tarihi yaklaştıkça, hazırlanan anayasanın özgürlükçü olduğu iddiasında bulunanlar, iddialarını dayandıracak örnekleri de artırıyor. Bunun son örneği olarak Turgut Özal ismi öne çıkarılıyor. Turgut Özal’ın darbe karşıtı olduğunu söyleyenler ya bir gerçeği bilmiyorlar ya da derin bir aldatma içindeler.
Habermedyatürk yorum ve değerlendirme hakkını okura bırakarak, darbe karşıtı olduğu söylenen siyasiler, cemaatler ve aydınlar ile 1980 darbesinde öne çıkan askeri isimler arasındaki ilişkileri ortaya koyuyor.
KENAN EVREN: 1980 askeri darbesi, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren'in liderliğinde gerçekleşmiştir. (Kenan Evren'in bu dönemde NATO içerisinde gizli bir örgütlenme olan Stay-behind kontrgerilla ordusunun başında bulunduğu da iddia edilmektedir.) Bugün tartışılan 1982 Anayasasını, darbe yönetimi olarak halkoyuna sundu. O dönemde cemaatlerin büyük desteğini alan Kenan Evren anayasanın yürürlüğe girmesi ile birlikte Türkiye'nin 7.Cumhurbaşkanı oldu.
12 Eylül 1980 Askeri darbesini destekleyenlerin başında gelen F. Gülen “Onun süngüsü, yüz defa iniltimizi dindirdi ve ateşimize su serpti. Yakın tarihimizde dahi kaç defa onda mazinin tebessüm eden çehresini ve yıldırımlaşan celadetini gördük... Eğer, atik davranıp da yıllardan beri hazırlanan karanlık emellerin önüne geçilmeseydi, bütün bir millet olarak inkisar içinde ağlamadan başka çaremiz kalmayacaktı. Tuğa selam, sancağa selam ve ölçülerimiz içinde onu tutan yüce başa binlerce selam..” sözleri ile darbeyi desteklemiş, camide vermiş olduğu vaazlarda “Kenan Evren’e laf söyleyenin dişlerini kırarım” diyerek insanları "evet" oyu kullanmaları yönünde yönlendirmişti.
İskender Paşa Dergahı’nın lideri Zahit Kotku. Hem 12 Eylül 1980 askeri darbecilerini çok açık olarak destekledi hem de halkın Anayasaya ‘evet’ oyu vermesi için vaazlar verdi. Turgut Özal’ın kendisine olan yakınlığı ile biliniyor.
Kadirilik Cemaati’nin lideri Haydar Baş, “...1982 Anayasasını savunuyoruz. Devleti savunuyoruz… ’soğuk savaş’ dönemlerinde kalma bir antikomünist çizgiyi savunuyoruz.” Diyerek darbe ve 12 eylül anayasasına açık destek vermiştir.
TAHSİN ŞAHİNKAYA:12 Eylül 1980 de içinde bulunduğu cuntanın gerçekleştirdiği darbeden sonra, aynı zamanda Milli Güvenlik Konseyi Üyeliği görevini de yürüttü. Adı F-16 uçaklarının alımıyla ilgili bir skandala karıştı. Bu olayda, uçakların alımı sırasında Türkiye'ye 23 milyon dolar verildiği iddia edildi. TIME dergisinin kapaktan verdiği bir haberde adı, dünyanın en zengin 50 generali arasında anıldı. Dönemin Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) Milletvekili Cüneyt Canver, olayın soruşturulması için Meclis'e önerge verdi. Şahinkaya, oluşturulan komisyonun ANAP'lı ve bağımsız milletvekillerinin oyuyla aklandı. Bir dönem, Mehmet Ağar ile de yakın ilişkileri olduğu iddia ediliyor.
KEMAL YAMAK: 1981-1984 yılları arasında olan Diyarbakır Cezaevi işkenceleri sırasında Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanıydı. 1987 yılında Başbakanlık Başdanışmanlığı görevine atandı. Başbakan Turgut Özal'ın Kasım 1989’da Cumhurbaşkanlığına seçilmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği görevine getirildi. Özal’ın 17 Nisan 1993’te ölümü üzerine, aynı gün bu görevinden istifa etmiştir.
Org. Halil Sözer, Tümg. Hayri Sözen, Oramiral Bülent Ulusu, İsmail Hakkı Akansel gibi 12 Eylül Darbecileri olarak anılan isimler ise cemaatlere yakınlığı ile dikkat çeken kuruluşlarda üst düzey görevli yada danışman olarak yer edinmişlerdir.
HaberMedyaTürk