Başkan Erdoğan'dan ortak yayında önemli açıklamalar

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya ve televizyon ortak yayınında Ahmet Hakan, Işıl Açıkkar ve Salih Nayman'ın sorularını yanıtlıyor.

Başkan Erdoğan'dan ortak yayında önemli açıklamalar

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya ve televizyon ortak yayınında Ahmet Hakan, Işıl Açıkkar ve Salih Nayman'ın sorularını yanıtlıyor.

Başkan Erdoğan'dan ortak yayında önemli açıklamalar
Editor: Fark Haber
21 Haziran 2019 - 00:03


Konuşmadan satır başları

Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

İMAMOĞLU'NUN VALİYE KÜFÜR ETMESİ
Burada kararı yargı verecek. Bu ülkenin valisine it demenin ne olduğunu yasal olarak kararına verecek odur. Bu tür küfürlerin karşılığı belli. Burada ben büyük bir ispat yapacağım. Ben İstanbul'un belediye başkanıydım. Ben okuduğum bir şiir nedeniyle mahkum oldum. Bu mahkumiyetinle benim elimden belediye başkanlığımı aldılar. Bu ise bir belediye başkanı olmadan bir ilin valisine küfür ediyor. Ben küfür etmedim. Elimden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımı aldılar. Vali demek cumhurbaşkanının o ildeki vekili demektir. Ben valime sahip çıkmak durumundayım. Onu yedirtmem. Yanındaki de polislere şerefsizler diye hitap ediyor.

"VALİME YAPILAN GÖRSEL KAYITLARI GÖRDÜK"
Seçildikten sonra valinin özellikle savcılığa müraacatıyla başlayacak bir süreçtir. Bu görevi ihmal değil görevi kötüye kullanmaktır. O cezayı aldıktan sonra yargı da bu kararı verirse nasıl benim belediye başkanlığım düşerse onun da düşer .Ben şiir okuduğum için verdiler ve benim belediye başkanlığım düştü. Özellikle valime yapılanın görsel kayıtlarını gördük. Halk bir cumhurbaşkanı olarak siz valimizi korumayacak mısınız, valimizi korumayacak mısınız? Bırakamayız.

Mursi 20-25 dakika çırpınırken bir müdahale yapılmadı CHP'liler de Erdoğanın akıbeti Mursi gibi olacak diye tweetler atıldı. Bir tarafta Sisi taraftarları var zihniyet olarak bir tarafta da Binali beyin durumu var. Bizlerde bunların anlayışına göre Mursi'yi temsil ediyoruz.

BİNALİ YILDIRIM-İMAMOĞLU ORTAK YAYINI
Çok açık samimi söyleyeyim ben yayını beğenmedim. Neden derseniz... Yayında objektif bir yönetim anlayışı yoktu. Dakikalardan soru soruş şekillerine varınca kadar ciddi bir tarafgirlik söz konusuydu. Soru soruş şekillerinde de moderatör CHP adayına başkan Yıldırım'a ise aday olarak hitap etmesi bizim dikkatimizden kaçmadı. İki adayın konuşma sürelerinde eşitsizlik söz konusuydu. Eşit süre verilmedi. Sayın Yıldırım'a dört dakika daha az süre tanınmıştır. Yıldırım'ın sözleri hep kesilmiş ama rakibinin ise böyle bir sıkıntısı olmamıştır. 10 kez CHP adayının müdahale uğradığını görüyoruz Yıldırım'ın 26 kez sözü kesilmiş.

OTEL SKANDALI
İş ortaya çıktı 45 dakika bunların orada görüşmesi var. Bütün doneler ne tür sorular sorulacak. Bu tamamen soru çalma sanatıdır, bu FETÖ'cülerin sanatıdır. Bunlar dersi 45 dakika çalıştı.

"CHP ADAYINA 10, SAYIN YILDIRIM'A 26 KEZ MÜDAHALE EDİLDİ"

Ben yayını beğenmedim. Bir defa yayında objektif bir yönetim anlayışı yoktu. Burada dakikalardan soru soruş şekillerine varıncaya kadar ciddi bir tarafgirlik sözkonusuydu. Bu tarafgirlikle kalmayıp bir de tabii sonradan çünki o soru soruş şekillerinde bile bazı tarafgirlikler çok somut ortaya çıkıyordu. Örneğin moderatör CHP adayına 'Başkan' öbür taraftan Yıldırım'a 'Başkan adayı' demesi gözümüzden kaçmadı. İki adayın konuşma süresinde eşitsizlik göze çarptı. Güya çok dikkatli takip edilmesine, 'buna çok dikkat edeceğim, her iki adaya dikkatle süreleri kontrol edeceğim' demesine rağmen buna dikkat edilmemiştir. Mesela sayın Yıldırım'a 4 dakika daha az süre tanınmıştır. Bunların hepsini dakika dakika bizler masaya yatırdık. Sayın Yıldırım'ın sözleri zaman zaman kesilmiş, rakibinin ise böyle bir sıkıntısı olmamıştır. Özellikle 10 kez CHP adayının müdahaleye uğradığını görüyoruz ama Yıldırım'ın 26 kez sözü kesildi. Moderatörün karşısındaki konuşmacılar, konuşması ne kadar kesilirse o denli sunumunu kaybeder, o akış ortadan kalkar. Burada da maalesef bunu yaşadık.

"BUNLAR DERSİNİ OTEL ODASINDA 35 DAKİKA ÇALIŞTILAR"

Marmara Etap'ta CHP adayının moderatörle biraraya gelmesi. 45 dakika bunların orada görüşmesi var. 45 dakika orada görüşürken de bütün doneler, ne tür sorular sorulacak. Bu tamamen bir soru salma sanatıdır. Bu tamamen FETÖ'cülerin işidir. O akşam program esnasında CHP adayın yanında kutucuklar var onun üzerinde konu başlıklar var. Kutucukların içerisinde kartonlar var. Çok ilginçtir soruyu moderatör soruyor. Sorduktan sonra o başlıklara göre o kartonlar çıkarıp gösteriliyor. Bu denli bir hırsızlık olur mu? Çok adil bir moderatörlük yaptım nasıl diyeceksiniz. Bunlar dersi 45 dakika çalıştılar. O kutucukların hepsinin resimlerini aldık. Orada bu resimler nasıl çekildi, önceden hazırlandı? Soru soruluyor, oradan hemen o çıkıyor ve cevabını da ona göre veriyor. Bu adil bir tartışma olmaz. Nitekim adil olmaktan çıktı. Hem siyasi, hem ahlaki değerlere ters bir tartışma halini aldı. Ben sayın Dündar'la Baykal döneminde bizim bir tartışmamız olmuştu. Biz o tartışmamıza CHP adına sayın Tanla, Uğur Dündar'la görüşmüştü. Benim adıma Ömer Çelik görüştü. Biz programa çıktık. Çok da güzel bir tartışma oldu. Gayet güzel değerlendirmeler yapıldı. Buna benzer olumsuz şeyler olmadı.

"BU GÖRÜŞME CHP ADAYININ SORUMSUZ OLDUĞUNU GÖSTERİYOR"

Bir moderatör olarak kendini bitirmiştir. Bana da soruldu 'ne yapalım' diye. Ben farklı isimler vermiştim. Bu isimler adaylar tarafından makul karşılanmadı ve iş bu noktaya geldi. Öyle veya böyle o akşamki tartışmanın hasılasını Pazar günü sandıklarda göreceğiz. Bu netice kendini çok açık net kendini gösterecek. Ordu valisi konusu, polislerle ilgili konular, sandıklarla ilgili çeşitli hırsızlıklar vesaire. CHP adayının böyle bir görüşmeyi bir otelde gelip 45 dakika otelde yapması CHP adayının ne denli sorumsuz olması açısından çok önemli. Mesala Binali Yıldırım beyle de böyle şeyler söylediler. Moderatör bunun olmadığını söyledi. Her şey zaten çok açık net ortaya çıkmış oldu.

"CHP ADAYI 'İSTANBUL'DA 25 YILDIR NE YAPTINIZ' DİYOR"

Biz burada performansı değerlendirirken daha dinamik bir görüntü sergilemek, bir diğer tarafta da tecrübe, derinlik ve birikimiyle ağırlık serdeden bir aday olarak değerlendirmek. Binali Bey'in duruşunda bir olgunluk, derinlik var. İDO'dan genel müdür olarak yola çıkacaksın, milletvekili olacaksın, 10-11 yıl Ulaştırma Bakanlığı yapacaksın, Başbakanlık ve ardından Meclis Başkanlığı. 81 vilayetin her yerinde yollarından, altyapıdan havaalanlarına kadar Binali Bey'in elinin değmediği yer yok. Siz 25 senedir İstanbul'a ne yaptınız? Kim diyor? Rakibi söylüyor. İnsanın gözü varsa artık yapacak bir şey yok. Marmaray'ı, Avrasya'yı görmeyecek misinin? Öbür tarafta Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, bütün bunlar bitirilmiş olan yatırımlar.

"BİR TARAFTAN ISTRANCA'DAN ÖBÜR TARAFTAN MELEN'DEN SU GETİRDİK"

Binali Bey'in yaptıkları yapacaklarının teminatı durumunda. Şimdi ihtiyarlara ücretsiz belediye otobüsünden bahsediyor. Biz bunu yaptık. Öğrencilere burstan bahsediyor. Benim verdiğim bursu CHP o zaman, belediye başkanıydım o zaman ve bunu yargıya taşıdı. Yargı veremez dedi ve kaldırıldı. Başbakan olduğunda biz bu bursu Başbakanlık'a bağladık. Sonra biz bunu Kredi Yurtlar Kurumu'na bağladık. Şimdi 500 TL veriyoruz. Şu anda yüksek lisansta mastır öğrencilerine bu rakam 750 TL. Doktora öğrencilerine ise şu anda 1.500 TL ücret veriyoruz. Burada yalan söylemeye, yapmadıklarınızı, yapamayacaklarınızı söylemeye gerek yok. Acaba sen belediyenin geliri ile bunları nasıl halledeceksin? Suya belli bir şey getiriyor, ücretsiz veya kısıntı diyor. İstanbul'u suya kavuşturan bu fakir. Benim dönemimde Istranca dağlarından, öbür taraftan Melen'den Anadolu yakasına su getirdik. Öbür taraftan boğazın altından boru yerleştirildi.


YORUMLAR

  • 0 Yorum