Millî projeye karşı çıkanların gayr-i millî işleri!

Şehir Ankara’dan yönetilemiyorsa ne Washinghton’dan, ne Londra’dan, ne Moskova’dan, ne Tahran’dan, ne Pekin’den, ne Paris’ten, ne de Berlin’den yönetilebilir. Çünkü yönettirmeyiz! Bir şehrimiz IMF’den kredi aldı, ödeyemeyince borcunu Ankara üstlenmek zorunda kaldı. Biz unutmadık, siz unuttunuz mu? Unuttuysanız hatırlayın, hatırlıyorsanız hatırlatın! Bir şehrimizin belediye başkanı da, şehri için yurtdışından kredi bulmaya gitti, hattâ bulduğunu söyledi. Hangi hak, hangi yetki, hangi cüretle?

Millî projeye karşı çıkanların gayr-i millî işleri!

Şehir Ankara’dan yönetilemiyorsa ne Washinghton’dan, ne Londra’dan, ne Moskova’dan, ne Tahran’dan, ne Pekin’den, ne Paris’ten, ne de Berlin’den yönetilebilir. Çünkü yönettirmeyiz! Bir şehrimiz IMF’den kredi aldı, ödeyemeyince borcunu Ankara üstlenmek zorunda kaldı. Biz unutmadık, siz unuttunuz mu? Unuttuysanız hatırlayın, hatırlıyorsanız hatırlatın! Bir şehrimizin belediye başkanı da, şehri için yurtdışından kredi bulmaya gitti, hattâ bulduğunu söyledi. Hangi hak, hangi yetki, hangi cüretle?

Millî projeye karşı çıkanların gayr-i millî işleri!
Editor: Fark Haber
08 Ocak 2020 - 02:26

İRAN Devrim Muhafızları’nın önemli komutanlarından Kasım Süleymani’nin öldürülmesiyle birlikte, kaynatmaktan su bırakılmayan Orta Doğu kazanına âdeta ilâve su yerine kan dolduruldu.

 

Konunun en az orta vadede sürekli gündemde kalacağı şimdiden belli…

 

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Kanal D-CNN Türk ortak yayınında konuya ilişkin son derece itidalli ifadeleri de ortadayken, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bu yaşananlara nasıl bakması gerektiğini tekrar tekrar ifade etmeye şimdilik gerek yok.

 

Ancak yine de, belki birkaç gün içinde oluşacak gelişmeler üzerine birkaç kelâm edebiliriz…

 

Bugünse derdim biraz farklı!

 

***

 

Kanal İstanbul Projesi hususunda bir İstanbul âşıkı olarak herhangi bir yazıya imza atmadığıma dikkat etmişsinizdir burada. Tavrımın ne olduğunu ayrıca izah etmeme gerek yoktu zira…

 

Ancak bir gelişme var ki, Kanal İstanbul’un inşâsına karşı duran cepheye bakışımıza yeni perspektifler katacak bir çapta…

 

***    

 

“US of Local Government” isimli Barselona merkezli bir kuruluş mevcût…

 

İsmi dahi kendisini gösteriyor ki, merkezden bağımsızlığı hedefleyen bir misyon yüklenmiş durumda…

 

Kuruluş, bütün yerel yönetimlerin “şehir devletleri” gibi kentsel bir dönüşüm plânı çerçevesinde idare edilmesini, AB Özerklik Şartı’nı gündeme getirerek sorgulatmak istiyor.

 

Kuruluşun arkasında doğrudan Avrupa Birliği duruyor.

 

Barselona merkezli oluşundan bahisle konuyu İspanya ve Bask-Katalonya bölgesi üzerinden okumayı deneyebilirsiniz sadece. Ancak…

 

***

 

Çok uzakta değil, hayli yakın geçmişte bir CHP’li İzmir milletvekili, İzmir’in merkezî idareden ayrılarak özerk yönetilmesi gerektiğini ifade edip, bu isteği hakkında bir gündem oluşturma çabasına girişmişti.

 

Çabası tuttu ve gündeme yerleşti.

 

Şaka veya gerçek, birçok destekçi gördü yanında…

 

Fakat teklif şaka değil, her yanıyla gerçekti!

 

Bu teklifi daha da geçmişte dillendirenler olduğu gibi, günümüzde de zaman zaman hatırlatan bazı mahfillere şâhit oluyoruz.

 

Peki, söz konusu teklife destek verenlerin dertleri sadece İzmir miydi?

 

***

 

“Local government” yani “kısmî hükûmet” yani “özerk yönetim” anlayışını angaje etmek, elitlerin kendilerine göre “egemenler, uşaklar, işçiler ve köleler” ekseniyle tarif ettikleri toplumlarda oldukça kolaydır.

 

Nitekim zamanında Ankara’ya giriş-çıkışı denetleyen ve Anadoluluyu şehre sokmayan körlük zihniyeti, bugün de hâlâ devam eden “Onun oyuyla benim oyum bir mi?” söylemini yaşatmaktadır.

 

Ve bu söylem yalnız İzmir’de değil, Türkiye’nin birçok şehrinde kendisine birçok dil bulabiliyor.

 

***

 

AB’nin istediği, açık bir şekilde şehirleri başkentlerden, daha derin bir ifadeyle merkezî idareden kopartmak ve eyaletçilik yöntemi plânında “âdil ve hâkim devlet” anlayışını yıkmaktır.

 

Böylece başkentlerin şehirleri yönetmesinin engellenmesi öngörülüyor.

 

Biz de bu noktada, Kanal İstanbul tartışılırken güya “İstanbul’a kıymayın” mavrası okuyan kimseciklerin asıl dertlerine geliyoruz işte!

 

Kanal İstanbul ile İstanbul’un güvenliğinden, suyundan, ulaşımından, iletişiminden, ticaretinden dem vurdurup bütün bunların kaybolacağını söyleten karanlık üst aklın temsilcileri görmeliler ki, biz de sizi gördük ve deşifre ettik!

 

Yoksa siz, Türkiye’nin büyük şehirlerinden birinde seçilen bir belediye başkanının, başkanı olduğu şehrin Ankara’dan yönetilemeyeceğini sarf ederken nereden bu kanıya vardığını görmediğimizi mi sandınız?

 

***

 

Evet, “AB Özerklik Şartı” kılıfıyla büyükşehirlerin başkentlerden koparılması hedefleniyor.

 

“Bazı” büyükşehir belediye başkanlarının yurtdışı temaslarında “eyaletleşme ve mâlî özerklik” çalışmaları yapmaları ve bu yönde beyanlarda bulunmaları ise asla dikkatlerden kaçmıyor!

 

Bu talep evvelâ Anayasa’ya aykırıdır!

 

Zira evet, o şehir Ankara’dan yönetilemiyorsa ne Washinghton’dan, ne Londra’dan, ne Moskova’dan, ne Tahran’dan, ne Pekin’den, ne Paris’ten, ne de Berlin’den yönetilebilir. Çünkü yönettirmeyiz!

 

Bir şehrimiz IMF’den kredi aldı, ödeyemeyince borcunu Ankara üstlenmek zorunda kaldı. Biz unutmadık, siz unuttunuz mu? Unuttuysanız hatırlayın, hatırlıyorsanız hatırlatın!

 

Bir şehrimizin belediye başkanı da, şehri için yurtdışından kredi bulmaya gitti, hattâ bulduğunu söyledi.

 

Hangi hak, hangi yetki, hangi cüretle?

 

Şimdi o şehir, o krediler varken İstanbulluların mı olacak? Ama derdi yine Ankara’yı bağlayacak!

 

Bazı muhalefet partileri, bu “AB Özerklik Şartı” meselesine çanak tutmaktadırlar.

 

Oysa Kanal İstanbul, yüz yıl sonrasına bakmak ve dünyanın dengesini bugünden kesitirip geleceğe ortak olmak demek, Rusya-Hindistan-Çin sarmalına teslim edilecek yeni dünya düzenine “Ben daima buradayım!” resti çekebilmektir.

 

Bu yüzden, “İstanbul Ankara’dan yönetilemez” diyen adam, tüm söylem ve arkasında gizlediği unsurlarla beraber bütün varlığıyla bir “millî güvenlik” gündemi olarak ele alınmalı ve yorumlanmalıdır.

 

23 Haziran’da tekrarlanan seçimler öncesinde sarf edilen “İstanbul Ankara’dan yönetilemez” cümlesi ve bu cümlenin kullanıcıları hâfızanızdan çıkmasın sakın!

 

Zira İstanbul’umuza bakarken Devletimize yer vermeyen bir aklın varlığına vatanseverler müsaade edemezler!




Haber Ajandanet


YORUMLAR

  • 0 Yorum