ÖZELEŞTİRİ
F.Hundi SARIÇAM

F.Hundi SARIÇAM

Yazarlar

ÖZELEŞTİRİ

08 Mart 2018 - 02:22

Son günlerde gündem yine kadına şiddet ve çocuk istismarı. Bu yazımda size kadına şiddetten bahsedip, bir kadın olarak birazda özeleştiri yapacağım.

Şair der ki; “Kadın kendi başına ne gül goncasıdır, ne diken. Koklamasını bilirsen gül, tutmasını bilmezsen diken olur.”

Sevgili erkekler; Bizler sizin anneniz, kardeşiniz, eşiniz, sevdiceğiniz veya kızınız, özetle hayatınızın anlamı varoluş sebebiniziz. Bizlerin olmadığı bir hayat düşünün ! düşünemediniz dimi …

Nasılda her şey anlamını yitirdi, kocaman bir boşluk, anlamsız amaçsız bir hayat.

Her daim bir kadına muhtaç ve bağımlısınız, inkar etmeyin.

Bir erkek birlikte olduğu kadının balkonundan seyreder dünyayı. Hayat tarzı, bakış açısı, giyim kuşam yemek kültürüne kadar her şeyi zamanla değişir. Bir erkeği çekip çeviren vezir de eden rezil de eden kadındır.

Arkadaşım; Bil şu kadını kıymetini, dövmek sövmek öldürmekte nedir.

Evet bayanlar, buraya kadar duymak istediklerinizi yazdım. Fakat olay bu kadar basit değil aslında. Bir haber çıkıyor; KADINA ŞİDDET…Yol ortasında dövdü kadını hastanelik etti…Hepimiz bir ağızdan başlıyoruz küfretmeye, beddua etmeye. Vuruyoruz yerden yere konu burada kapanıyor.

Yahu birinizde çıkıp adam akıllı sorsanıza bu adama neden yaptın diye.

HİÇ BİR MAZERET ŞİDDETİ HAKLI ÇIKARMAZ ayrı konu; Ama

Sanırım bu adamları bu hale bizler getiriyoruz. Nasıl mı ?

Bitmek bilmeyen kaprislerimizle, kıskançlıklarımızla, doymak bilmeyen nefsimizle, her şeye sahip olma hırsımızla, SEVGİSİZLİĞİMİZLE, İLGİSİZLİĞİMİZLE…

Hiç düşündünüz mü eşiniz tüm gün işte neler yaşıyor nelere katlanıyor. Para kazanmak uğruna nasıl çabalıyor. Sokakta güneşin altında çalışan adamları görünce acırız, ne zor şartlarda evine ekmek götürüyor deriz. Sadece onlar mı zor para kazanıyor sanıyorsunuz ! Takım elbisesini giyip, klimalı büroda çalışan, çayı kahvesi önüne gelen bir adam, size göre rahatı yerinde değil mi.

Yanılıyorsunuz… Her işin her mesleğin ayrı bir zorluğu ayrı bir stresi var. Şefi var müdürü var patronu var. Azarı var tehdidi var kovulması var. Tüm gün yetiştirmesi gereken işler var. Bir hatasının nelere mal olacağını bilmenin stresi var. VAR DA VAR.

Bu adam işten çıkıp eve geliyor. Aslında istekleri çok basit; güler yüz, bir kap sıcak yemek, temiz giysi ve gönlünü hoş edecek bir hatun. Bu adam senin bütün gün temizlik yaptığınla ilgilenmez, yerleri üç su silmende umurunda değildir.

Bizler ne yapıyoruz; tüm gün yaşadıklarımızı biriktirip biriktirip, akşam kocamıza kusmak için bekliyoruz. Tabağı kafasına vururmuş gibi masaya koyuyoruz. Bakımsız saçlarla, temizlik yaparken giydiğimiz eşofmanla ve de bir karış suratla karşılıyoruz eşimizi.

Nedense hep mutsuzuz… Hep bir şeylerimiz eksik. Sürekli çevremizdeki insanlara bakıp, onların sahip olduklarına sahip olma isteğiyle yanıp tutuşuyoruz. Eşimizin daha çok para kazanmasını bekliyoruz. Daha çok kazandığında daha da çok kazanmasını.

Erkek şuur altında hep bununla yaşıyor. Mutsuzda olsa işinden ayrılamıyor. Eve geldiğinde olacakları biliyor. Kaçımız böyle bir durumda, canın sağ olsun hayatım başka bir iş bulursun rızkı veren Allah’tır diyebiliyoruz? Kaçımız zor günlerinde saçını okşayıp üzülme bu da geçer diyerek teselli ediyoruz.

Dürüst olalım yapmıyoruz… Felaket tellallığına başlıyoruz. Saatlerce, günlerce, hatta yeni bir iş bulana kadar devam eden serzenişler.

Pekiiiii bizler eşlerimizden şikayet ederiz, dövüyor deriz, sövüyor deriz, aldatıyor deriz ama otururuz yine…

Çünkü bizler, Bize verilen imkanlardan vazgeçmeyi göze alamayız.” Koca parası yemek” diye bir tabirimiz bile var.

Bir çoğumuz aynı mazeretlerin arkasına sığınıyor. Paramız yok işimiz yok gidecek yerimiz yok. Bende diyorum ki böyle bir şey yok, sen yeter ki rahatından vazgeç, çalışacak işte çok ekmekte çok.

Dersen ki ben bu imkanları bırakıp çalışamam, o zaman kapa çeneni namusunla terbiyenle otur evinde hoş tut kocanı.

Bir Afgan kadına muhabir sorar; ”Eşinizi savaşa gönderiyorsunuz eve kim bakacak”. Kadın, başı dik bir şekilde yanıtlar “Ben eşimi hiçbir zaman rızık verici olarak görmedim”.

Beyler; Sizleri duyar gibiyim. Böyle kadın mı kaldı demeyin. Can Yücel’in dediği gibi, sende ADAM olacaksın seçmesini bileceksin.

YORUMLAR

  • 4 Yorum
  • Sadik kalafat
    9 ay önce
    Merhabalar ozelestirinin hakkini vermis adamligida Harika izah etmis ender yazikardan birini zevkle okudum keske ulkemizde yasayan tum kadinlara bu yaziyi okutabilsek sorunun temeline inilmis mutluluk ve huzur yolunda atilmis cok guzel bir adim tesekkurler
  • Murat Niğbolu
    2 yıl önce
    Hay kalemine eline sağlık doğru tespit.
  • Yunus Şahin
    2 yıl önce
    Güzel bir özeleştiri. Bunu bir erkek yazsa "siz önce kendinize bakın" gibi anlaşılır. Sadece birilerinin anlayamayıp bu başka şiddet başka demelerinden korkarım.
  • Mali Müşavir
    2 yıl önce
    Sayın Yazar; ellerine sağlık... Ne kadar içten bir yazıydı. Ne kadar içine çeken bir yazıydı... Son zamanlarda okuduğum ender yazılardandı. Lütfen ülkemizin bu en önemli sıkıntıları hakkında yazmaya devam edin. Sizler yazdıkça, bizler okudukça, dünya daha güzel olacak. Eyvallah...