F.Hundi SARIÇAM

F.Hundi SARIÇAM

Yazarlar

RIZIK

18 Ekim 2018 - 23:26

Zariyat suresi 22.ayet:Gökte rızkınız vardır ve size va’dolunmakta olan da.

Sebe suresi 39.ayet:De ki; ’’Şüphesiz benim rabbim ,kullarından rızkı dilediğine genişletip-yayar ve ona kısar da. Her neyi infak(Allah’ın hoşnutluğunu kazanma niyetiyle yapılan harcama)ederseniz, O (Allah)yerine bir başkasını verir. O ,rızık verenlerin en hayırlısıdır.

Ben şimdi size rızkınız belirlidir ve o rızıktan fazla bir lokma dahi yiyemezsiniz desem, kiminiz evet doğruyu söylüyor derken, kiminiz de öyle ise neden çalışıp çabalıyoruz, neden uğraşıyoruz yan gelip yatalım diyebilir. Olur tabi oda bir seçenek rabbin sana rızkı vaat ettiyse sen ondan nasipleneceksin. İşte burada senin cüz-i iraden devreye giriyor, nasıl mı… Sen o rızkı çalışıp çabalayıp şerefinle de yiyebilirsin , çalıp çırpıp haram yoldan da yiyebilirsin ya da, yan gelip yatıp asalak gibi onursuzca birilerinin eline bakarak ta. Tercih tamamen senin. İşte kırılma noktası tamda bu. İmtihanımız, Rab’bin karşısına gittiğimizde heybemizdeki ecir bu güzel kardeşim.

Kader bahsine fazla girmemekle birlikte, konuyu az önceki rızık mevzusunda yazdığımız seçenekler gibi kısaca özetlersek; Olacak olan şey bellidir ezelden . lakin, bu süreçte senin izlediğin yoldur seni hakka yada batıla götüren. Yaşadığın olaylar senin kaderin o olaylara verdiğin tepkiler ,tuttuğun yol, isyan veya sabır senin iradendedir. İşte sen tamda bunlardan hesap vereceksin.

Tekrar konumuza dönelim. Aldığın her nefes sayılıysa, ve fazladan bir nefes dahi alamayacaksan bil ki, yediğin her lokma da sınırlıdır. Fazladan ne bir lokma ekmek ne de bir yudum su içemezsin. Şöyle bir söz duymuştum yıllar yıllar önce ‘’ Rızkını bitirme’’ o zamanlar anlayamadığım bu söz, şimdi öyle mantıklı öyle güzel geliyor ki. Bir misalle anlatmaya çalışayım; Bir adam varmış ömrü rızkı belli ve bu adamın ömrü boyunca yiyeceği et miktarı 100 kg. olsun. Bu adam çok zengin ve uzun bir ömre sahip olsun. Peki nasıl mı olacak; Öyle bir şey olacak ki adam istihkakı olan et miktarını bitirince ne kadar zengin olursa olsun bir gr. daha fazla yiyemeyecek. Misal ,yüksek tansiyon hastası olabilir ya da başka bir şey. Mutlaka bir sebep hasıl olur. Bir başka adam daha olsun kimsesiz fakir garip ama onunda istihkakı 100 kg.et olsun. O da rızkını bir şekilde yer. Her sofraya davet edilir sevilir sayılır Rab’bim bir sebep kılıp kapısına gönderir.

Size yaşadığım küçük bir olayı anlatmak istiyorum. Bir gün marketten dönüyorum elimde poşetler bir kedi takıldı peşime belli ki aç. Üzüldüm ama şöyle bir düşündüm poşetlerde ne var diye ona verebilecek bir şey yoktu, yoluma devam ettim. Kedi peşimi bırakmadı, eve yaklaşmıştım ki birden nasıl oldu anlamadım elimdeki poşetlerden birini düşürdüm. İçinde şişe süt olan poşetti düşürdüğüm. Şişe kırıldı süt poşete aktı, baktım kedi geldi içmeye başladı. Öyle tuhaf oldum öyle etkilendim ki, oturup kaldırıma onu izledim. Onun rızkı benim poşetimdeydi, ben bunu fark edemedim , vermedim. Ama bir sebep olur derim ya, işte sebep poşet düştü şişe kırıldı o da rızkını nasibini aldı. Tuhaf olan şey kedinin bunu bilip peşimi bırakmaması. Et tavuk sucuk vs. olsa kokusunu aldı peşime düştü derim. Oysa ki cam şişenin içindeki süttü bu.

Mevlana ne güzel özetlemiş konuyu;

‘’Kısmet etmiş ise Mevla; el getirir, yel getirir, sel getirir. Kısmet etmez ise Mevla; el götürür, yel götürür, sel götürür’’

Hep derler ya dünya fani, harbiden fani. Bize düşen bu fani dünyada doğru, dürüş, onurumuzla, şerefimizle yaşamak. Helal yoldan kazanıp, helal yola harcamak. Rab’bimizin karşısına çıkacağımız günde alnımız açık dosdoğru kul olabilmek için:

ÇALIŞMAK, ÇALIŞMAK, ÇALIŞMAK.

YORUMLAR

  • 0 Yorum